Reflü Belirtileri - Reflü - Medical Park Reflü Kliniği

Reflü Belirtileri

Karın ağrısı ve Mide Yanması: Üst karın bölgesinde ya da göğüs kafesinin hemen altında ağrı sık karşılaşılan reflü belirtilerindendir. Bu ağrı çok değişken olabilir; sancı, baskı, batma, sıkıştırma, gerginlik, oyulma gibi. Bazı hastalar bu ağrıyı hareket etmekle ya da geğirti ile rahatlatmaya çalışırlar. Tok karnına olabileceği gibi reflüyü arttıran içeceklerde ya da açlıkta bile görülebilir. Genelde mide yanması ya da acı su ile ifade edilse de halk arasında bilinenin ve alışılagelmişin aksine reflüde asla birkaç belli bulgu yada şikayet olmaz. Birçok şikayet ya da sadece tek bir yakınma reflü kaynaklı olabilir.

reflü

Göğüs ağrısı: Göğüs kafesinin arkasında genelde orta ve alt kısmında gene değişken şekillerde hissedebilinir. Genelde akşam öğünleri ağır geçtiği ve sonrasında atıştırmalar yapıldığı için ve uykuda da yer çekimi koruyucu etkisi kalktığı için kalp krizini taklit edercesine geç saatlerde ya da sabah erken saatlerde hissedilir.
Göğüste yanma; aslında çoğu kez ağrının bir tarifidir. Göğüs arkasında rahatsız edici sızlama acılık olarak tarif edilir.

Yutma güçlüğü ya da besinlerin takılması: Reflü hastalarında sık görülen ve önemli bir belirtidir. Reflüye bağlı yemek borusunda kasılma bozuklukları oluşabilir ve hatta bazen reflü sonucu yemek borusunda oluşan yaralara bağlı takılmalar görülebilir.

Ağrılı yutma: Yutma güçlüğü yanı sıra sıvı ya da katı gıda alımı ile göğüs kafesi arkasında yutma sırasında ağrı hissedilebilir. Genelde sürekli değildir ve bazı besinlerde daha kolay oluşabilir.

Ses kısıklığı ve faranjit: Çok önemli bir reflü belirtisidir ve bence her reflü hastasında sorgulanmalıdır. Reflüye bağlı olarak boğazda oluşan hasarlara bağlı gelişir. 10 yıl faranjit diye defalarca antibiyotik kullanan ya da yıllarca aralıklı ses kısıklığıyla değişik tedaviler alan aslında reflüsü olan onlarca hasta vardır. Bu yüzden reflüde değişik branşlardan oluşan muayeneler gereklidir.

reflü

Hastalar çok çeşitli ifadeler kullanır boğazda sertlik, batma, yanma, kaşıntı, baskı, sıkışma, basınç, takılma, temizleme isteği bunlardan sadece bazılarıdır.

İnatçı öksürük: Özellikle geceleri ve sabahları yoğun olan balgamsı tekrarlayıcı kuru öksürük olur. Bazen üst üste öksürme nefes darlığı ve sosyal yaşamda kısıtlayıcı olabilir. Yine ciddi bir takım çalışması yapılmalı ve mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanı değerlendirmelidir.

Boğazda baskı: Daha çok tok karnına ve bazı besinlerle görülebilen reflü belirtisidir. Reflünün yaptığı uyarı sonucu oluşur. Hastalarda bazen ciddi sıkıntı oluşturup nefes darlığı yapabilir ve hatta psikiyatrik yardım almak gerekebilir.

Boğularak uyanma: Çoğunlukla sırt üstü yatıldığında ya da gece uykuda asit içeriğinin yukarıya gelmesiyle oluşur, solunum yoluna asid kaçabilir ve hastalar gerçekten kısa bir süre sürekli öksürüp hatta nefeslerinin kesildiğini söylerler.

Tekrarlayan zatürree: Benzer mekanizmayla tekrarlayıcı alt solunum yolu enfeksiyonu görülebilir.
Kronik sinüzit; asidin üst solunum yollarına ulaşmasıyla sinzüt ataklarına benzer bulgular görülebilir.
Diş hastalıklarında kötüleşme; ağız içi hijyende bozulma olup şikâyetlerde artış görülebilir.

Ağız kokusu: Aslında ağız kokusunun çoğunlukla nedeni diş hastalıkları ve solunum yolu hastalıklarıdır. Az bir kısmı reflüye bağlı gerçekleşebilir. Mutlaka reflü ile uğraşan bu konu ile alakalı diş hekimi, KBB hekimi ve gastroenteroloji hekimi birlikte değerlendirmelidir.